18 Aralık 2011 Pazar

Top Tutamayınca; SAM:1-1:BJK




Topu dolaştırmak ve olgun atak geliştirmek noktasında ciddi sorunları olan, ayrıca küme düşme hattında yer almanın stresini de üzerinde taşıyan Samsunspor, öncelikle rakibinin üzerine gelmesini engellemek adına savunma anlayışını ön alanda presle başlattı. Bu presle amaçlanan, rakibin oyununu bozmak, topun kenarlara kolay inmesini engellemek ve kazanılan ani toplarla Beşiktaş savunmasını hazırlıksız yakalamaktı.

Beşiktaş ise, ev sahibi olmanın avantajını kullanmak niyetinde olan rakibinin, taraftarının da itmesiyle üzerine geleceğini düşünerek oyunu hızlı bir şekilde kenarlara indirmek ve böylece kilidi açmak peşindeydi. Bu düşünce, Samsunspor’un sahada ortaya koyduğu planla örtüşmeyince takım kilitlendi. İlk yarı boyunca neredeyse olgun atak geliştirmek konusunda tamamen etkisiz kaldı. Üstüne üstlük kaptırdığı topta kalesinde golü de görünce senaryo tamamen başka bir şekile büründü.



Üzerine gelmeyen, buna mukabil geri de çekilmeyen, topu rakip yarı alanda karşılayan ve kenarları her daim sıkı tutan Samsunspor karşısında Holosko ve Veli’nin varlığı giderek anlamsızlaşmaya başladı. Bu anlamsızlığa düşük pas yüzdeleri de eklenince yarardan çok zarar vermeye başladılar takıma.

İlk yarı bitiminde bunu gören Carvalhal ikinci yarıya ileride top tutabilmek adına Edu ile başladı. Holosko’nun alanını dolduran Edu bununla da kalmadı statik bir kenar adamı olmaktan ziyade etkili bir kenar forvet portresi çizdi. Kağıt üzerinde Holosko’nun daha etkili yapması bekleneni kusursuz şekilde yerine getirdi. Top sakladı, oyunu kenarlara açtı, ince işler düşündü, şut attı, adam kovaladı. Ve en önemlisi yüksek pas yüzdesi ile oynadı.

İbrenin kendi lehine döndüğünü gören Carvalhal ikinci hamleyi de yapmakta gecikmedi. Kulübede en işe yarayacak potansiyeli, Burak Kaplan’ı bu sezon ilk kez sahaya sürdü. Hücum noktasında ilk günden beri bekleneni veremeyen, bir türlü kendine güveni yerine gelmeyen ve kaçak oynayan Necip’in boşluğu kenarda hala anlamsız duran Veli Kavlak ile dolduruldu. Veli’nin boşalttığı alana ise Burak Kaplan girdi. Maç başından beri topa sahip olmak noktasında sorun yaşamayan Beşiktaş bu iki değişiklikle efektif gücünü de arttırdı. Daha ince ve dikine toplar yapmaya başladı. Ayrıca oyunu kenarlara yönelttiğinde içeri ani dönüşler ve ikiye birlerle pozisyonlar üretti. Belki de maça böyle başlanmış olsa, her şey daha güzel olabilirdi.

İlerleyen sürenin de etkisiyle Beşiktaş orta sahasına bir ekstra adam daha eklendi;Sidnei. Oynadığı maçlarda top tekniğinden ve pas yüzdesinden söz etmiştim. Yine o tekniği ile oyun kurucu gibi Edu’nun önüne ince bir pas attı. Topla hareketlenen Edu penaltıyı aldı ve kazandırdığı penaltıyı gole de çevirerek takımın maça tutunmasını sağladı.

Tam da bu dakikada iyice yorulan orta sahaya bir Alves takviyesi istedim. Özellikle giderek silik bir performans gösteren Veli Kavlak’ın oyundan alınmasını. Ama Carvalhal bu değişiklik için aceleci davranmadı. Golden sonra takımının ne pahasına olursa olsun kazandığı ivme ile pozisyonlar bulacağını biliyordu. Nitekim en net pozisyon yine Edu ile geldi. Almeida’ya nazire yaparcasına sert ve düzgün şutu kale direğini yalayarak dışarı çıkmasa şimdi Pektemek mi oynamalı, Edu mu oynamalı konusunu tartışıyordu yurdum spor basını..

İçimden geçeni 87. Dakkikada yapan Carvalhal bu değişikliğin de meyvesini alacaktı ki maçın başından beri iyi bir performans sergileyen Samsunspor kalecisi Ertuğrul’a takıldı. Rahat hareketlerle soğukkanlı bir şekilde rakip ceza alanına giren ve iyi de bir şut çıkaran Alves ağları bulamadı. Tamamen pasif kontraya dönen Samsunspor ise yaratıcılık gömleğini tamamen Zenke-Bance ikilisine giydirdiğinden tekrar öne geçme fırsatını yakalayamadı.

Bu maç üzerine söylemek istediğim; düşük şut ve en az onun kadar düşük pas yüzdeleri ile Holosko-Veli Kavlak ikilisinin yerine Edu-Burak Kaplan ikilisini görmek çok daha başka bir senaryo izlememize neden olabilirdi. Rakibe baskı kurmak durumunda olduğumuz maçlarda bu ikiliden çok çekiyoruz. Hele bir de Ekrem Dağ oynadığında, ileride statik Almeida’nın da varlığını hesaba katarsak, iş iyice çekilmez, sevimsiz bir hal alıyor. Ayrıca 2 sezondur gelişim göstermemekte direnen Necip Uysal, hücumda insiyatif almayacaksa, kenarda çok top ezen Veli Kavlak onu asla aratmaz. Böylece Burak Kaplan gibi bir yıldız adayına da yer açılır. Bence üzerinde durumlası gereken konu bu. İsmail’in sol kanattaki varlığını tartışmaktan ziyade, her iki kanadımızdaki ileri ikiliyi tartışmak gerekiyor. Yoksa İsmail sınırlı top hakimiyeti ile önünde iyi oynayan bir Simao ya da Quaresma’nın yardımıyla asla bu kadar kötü bir görüntü çizmemişti. Doğru yerde doğru adam oynatıldığı sürece de çizmeyecektir. Holosko yerine artık Burak Kaplan’a yatırım yapmak, Pektemek’te ısrar etmek, Necip’i biraz dinlendirmek, Veli Kavlak’a her antrenman sonrası en az 1 saat şut çalışmasını tembihlemek en iyisi gibi..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme