14 Şubat 2012 Salı

Braga'lım Gelsinler; BRA:0-2:BJK


                                                                 *Fotoğraf "ntvspor.net" adresinden alıntıdır.

Braga karşısına çok dengeli ve disiplinli bir kurguyla çıkan Beşiktaş, ilk dakikadan son dakikaya kadar dersine iyi çalıştığını gösterdi.
İlk 20 dakika geride kaldığında Braga adına net bir tehlike yokken, kurulan yalancı baskı sayesinde Quaresma ile iki pozisyon yakaladı takım. Kadıköy deplasmanından Holosko’nun yaptığı tercih hataları gibi Quaresma’nın bel kırmalara doymaması, bu pozisyonların harcanmasına neden oldu. Ben bir futbolsever ve Beşiktaşlı olarak mevcut durumda Quaresma’nın bel kırmalarını değil, Holosko’nun tercih hatalarını yeğliyorum. Zaten Carvalhal de Quresma’nın bencilliğini tolere etmek adına onu ileri alanda kendi halinde bıraktı ve geriye kalan 9 oyuncusuyla alanını kusursuz şekilde savundu, oyun kurdu, top yaptı, tempoyu ayarladı.
Çoşkusu, konsantrasyonu ve oyun planıyla bu 9 isim, sahada yapılması gerekenleri harfiyen yaptı. Rakibi analiz etmek noktasında bence çok mahir olan Carvalhal’in isteklerini yerine getirdi.
Necip maç boyunca sağ kenara yakın durup, Toraman’ın rahatlattı. Fernandes hariç geri kalan bütün oyuncular sürekli alan paylaşarak, hareket ederek oynadı. Sık sık dile getirdiğim “akışkan kurgu” böylesine üst düzey bir maçta kusursuz şekilde işletildi. Simao sahada çok gözükmese de, gereksiz işler denemedi. Veli her zamanki gibi mücadele etti. Tanju savunma bilgisini ön plana çıkardı. Rakibin kanatları işlemez hale getirildi. Göbekten gelmeyi denediği anlarda da Ernst çok güzel direndi ve karşıladı.
Deplasman planı tıkır tıkır işlerken, Türk hakemleri adına da şahane dersler çıkarılabilecek bir pozisyon oldu maçın 29. dakikasında. Cebinde sarı kartla oynayan Barbosa, hakemi aldatmaya yönelik hareketinden dolayı ikinci sarıdan kırmızıyı aldı ve takımını 10 kişi bıraktı. Hollandalı hakem en ufak bir tereddütte kalmaksızın kuralı uyguladı. Bu dakika maçın önemli bir kırılma noktasıydı ancak Beşiktaş  için oyun planını bu şekilde sürdürdüğü sürece zaten sahada büyük bir tehlike görünmüyordu.
Eksik kalan Braga karşısında ligte yapamadığını yapan konuk ekip, topa bastı, ani ataklarla dengeli  koşular yaparak ev sahibini zor durumda bıraktı. Şapkadan tavşan çıkaran Fernandes kornerden yine harika bir top kesti ve Sivok açılışı yaptı.
İlk yarıyı gol avantajıyla önde kapatan takım, ikinci yarıda taktik anlayışından en ufak taviz vermedi. Risk alıp, daha da kalabalık şekilde üzerine gelen Braga’ya karşı ayarsız bir şekilde geri çekilmek yerine 1 kişi fazla olmasının avantajını kullandı. Fernandes’in 60 metre sürdüğü topta Simao’nun önüne yuvarlanan  ince pasla oyunun fişi çekilmiş oldu.
Dakikalar 66’yı gösterirken Quaresma-Almeida değişikliği son derece doğru bir hamleydi. Zira giderek gol atma hırsına bürünen Q7, topla oynamak adına da pek şans bulamayınca en uçta çok edilgen kaldı. Almeida’nın girişi ise mevcut planı değiştirmediği gibi daha da işler kıldı. Kulübede hücum yönü biraz daha becerikli 1-2 isim olsa, 3 hatta 4’ü bulmak çok olasıydı.Ne şekilde olursa olsun, rakip Braga gibi komple bir “takım” olunca bu tür farkı arttırma çabalarına meyil etmek çok pahalıya mal olabilir. Bu durumu son derece isabetli bir şekilde süzen Carvalhal gereksiz risk almadı ve oyunu tertemiz bir şekilde bitirdi.
Başından sonuna kadar bence Carvalhal’in maçıydı. Oyuna müdahaleleri, oyuncu değişiklikleri ile çok eleştirilen Portekizli hocanın hakkı geç de olsa bu maçla beraber sanıyorum teslim edilir. Kendisi rakibi analiz etmek ve ona göre plan yapmak noktasında çok yetenekli. Bu yeteneğinin yanına özverisini de eklediğinde takım için çok faydalı işler yapıyor. Hücumu sınırlı oyuncularla düşünmesi ve oyuncularındaki beceri noksanlığı bence en büyük handikapı. Becerisi yüksek isimlerin savrukluğu da ortadaki handikapı düzeltmeyi imkansız kılıyor. Gelecek sene transferlerini merak ediyorum zira bu kadroda çalışmayı düşünmediği çok isim var. Onların yerine ne tür oyuncular alacağı, nasıl bir politika izleyeceği muamma. Ama ben o konuda da kendisine güveniyorum.
Futbolun basit doğrularıyla hareket eden ve nispeten sınırlı bir hücum gücüyle gol arayan Carvalhal, bence yetenekleri üst düzey isimler arayacaktır takımı için. Veli,Fernandes,Ernst orta sahasının kenarlarına ya da bu bloğun önüne konacak yetenekli ama daha sorumluluk sahibi 1-2 isim takıma kademe atlatacaktır.
İstanbul’da oynanacak rövanş için ise yine temkini ön planda tutan ve rakibi kale alanı çevresine pek yanaştırmamayı esas alan tutucu bir formasyon ile çıkacaktır. O maçta oyunun merkezini rakip yarı alanın ilk metreleri ile kendi yarı alanının son metreleri olarak belirleyeceğini düşünürsek, Almeida ile başlamak mantıklı gibi ve ben öyle yapacağını düşünüyorum. Zaten Braga da öyle deli gibi hücum düşünen bir ekip değil. Aksine rakibin topla çıkışları sırasında gafil avlamak üzerine kurulu ve çok dengeli bir takım.  Yine kolay bir maç olmayacak. Hatta bu akşamkinden zor olacak. Ayrıca Braga asla ve asla kötü bir takım değil. Bu akşam bu takımı böylesine kilitlemek ve tek pozisyon bile bulmasına müsaade etmeden maçı 2 farkla bitirmek sonuna kadar takdiri hakediyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme